Dinleyin ey insanlar!.. Benim adım adâlet,
Yeryüzünde her zulme, ettiniz beni âlet.
Milyarlarca mazlumun, mezarını kazdınız,
Adımı utanmadan, duvarlara yazdınız.
Beş kıt’ada, saltanat kurdunuz cüppelerle,
Hakka karşı durdunuz, o zorba züppelerle.
Bir ilâh olduğunuz, vehmine kapıldınız,
O fosil beyninizi, tartışılmaz kıldınız…
Sandınız ki adâlet; kedi-fare oyunu,
Kurt her zaman haklıdır, yemelidir koyunu.
Bu oyun, tutsa bile şimdilik bu pazarda,
Unutmayın ki bunun, rövanşı var mezarda…
Onsekiz bin aç çocuk, can verirken bir günde,
Kaç onsekiz bin dolar, saçtınız bir düğünde.
Canhıraş çığlıkları, hiç biriniz duymadı,
Dünyayı sömürdünüz, aç gözünüz doymadı…
Namus, şeref diyene, vahşetle kükrediniz,
Çağdaşlığı, şehvetin üstüne yüklediniz…
Tek derdiniz; para,pul,şan,şöhret,kalça,bacak;
Elbette bu gidişin, sonu hüsrân olacak…Korkarım ki; yakında bozulacak rüyanız,
Gün be gün ısınıyor.. Çölleşiyor dünyanız…
Kaldırın başınızı, yeryüzüne bir bakın,
Küresel felâketler, görün ne kadar yakın…
* * *
Sakın.. Allah demeyin, “mürtecî” olursunuz,
Sizde tanrılar çoktur, birini bulursunuz.
Korkmayın zelzeleden,kardan,kıştan,çamurdan;
Mutfakta bir tanrıcık, yapıverin hamurdan…
Dinleyin ey insanlar! Benim adım adâlet,
Sayenizde hukuku, teslim aldı cehâlet.
Önyargıyla dönüyor, her düzende çarkınız,
Firavunlar çağından, nedir sizin farkınız ?
*****

